Bir Blog:Rıfat Ilgaz Arşivi
6/10/2006 · Kategori: Secki
AlsahBlog

|
Rıfat Ilgaz Arşivi Taşköprü'den Bakış Kastamonu Net (Blogcu) Şiir Sayfası Öykü |
__
ARŞİVDEKİ SAYILAR:
=============
yenidendergi kasım '05/ Yıl:1 Sayı: 1
yenidendergi aralık '05/ Yıl:1 Sayı: 2
yenidendergi ocak '06/ Yıl:1 Sayı: 3
yenidendergi şubat '06/ Yıl:1 Sayı: 4
yenidendergi mart '06/ Yıl:1 Sayı: 5
Rıfat Ilgaz Arşivi Taşköprü'den Bakış Kastamonu Net (Blogcu) Şiir Sayfası Öykü
ÖYKÜLER
=====
USTALARDAN ÖYKÜ:
Memduh Şevket Esendal - Saide
Memduh Şevket Esendal - Tutkunluk
USTALARDAN ÖYKÜ:
Hançer/ Yaşar Kemal
Turnalar/ Yaşar Kemal
Rıfat Ilgaz Arşivi Taşköprü'den Bakış Kastamonu Net (Blogcu) Şiir Sayfası Öykü
ŞİİRLER
=====
ALİ KÜÇÜK: YAŞAMI VE SEÇME ŞİİRLERİ/ ÖZEL BÖLÜM
BÜLENT ÖZCAN/ ÖZEL BÖLÜM
YAŞAMI- YAPITLARI/ ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER
ENVER GÖKÇE ŞİİRLERİ/ ÖZEL BÖLÜM
FERRUH ALIŞIR/ ŞİİRLER VE YAZILAR
Rıfat Ilgaz Arşivi Taşköprü'den Bakış Kastamonu Net (Blogcu) Şiir Sayfası Öykü
DOSYALAR/ ÖZEL BÖLÜMLER
=================
"BÜLENT ECEVİT'İN ŞAİRLİĞİ" TARTIŞMASI VE ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER/ ÖZEL BÖLÜM
"FATİH AKIN" İLE "SİBEL KEKİLLİ"/ "DUVARA KARŞI"
"yeniden dergi" araması için GOOGLE Logosuna tıklamanız yeterlidir
YENİDENDERGİ NİSAN- MAYIS '06/ YIL:1 SAYI:6- 7
İÇİNDEKİLER
_______________________________________________
KÖY ENSTİTÜLERİ VE KÖY ENSTİTÜLER
ÜMİT İLHAN KAFTANCIOĞLU
CUMHURİYET GAZETESİ'NDE ÜMİT KAFTANCIOĞLU
YAŞAMI, SAVAŞIMI, YAZILARI, ROMANLARI, MASALLARI, ŞİİR VE ÖYKÜLERİ İLE SABAHATTİN ALİ/ ÖZEL BÖLÜM
SABAHATTİN ALİ'NİN ÖZEL MEKTUPLARI
İKİ GÖZÜM AYŞE
********************************
... ŞİİR GİBİ KADIN
YENİDENDERGİ MART '06/ YIL:1 SAYI:5
İÇİNDEKİLER
________________________________________________
Niyazi Ağırnaslı'nın Unutulmuş Romanı: Elem Kaynağı/ Münevver OĞAN- Sebahat BOZBEY
ALİ KÜÇÜK: YAŞAMI VE SEÇME ŞİİRLERİ/ ÖZEL BÖLÜM
YENİDENDERGİ ŞUBAT '06/ YIL:1 SAYI:4
İÇİNDEKİLER
________________________________________________
BÜLENT ÖZCAN/ ÖZEL BÖLÜM
YAŞAMI- YAPITLARI/ ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER
"BÜLENT ECEVİT'İN ŞAİRLİĞİ" TARTIŞMASI VE ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER/ ÖZEL BÖLÜM
USTALARDAN ÖYKÜ:
Memduh Şevket Esendal - Saide
Memduh Şevket Esendal - Tutkunluk
YENİDENDERGİ OCAK '06/ YIL:1 SAYI:3
İÇİNDEKİLER
________________________________________________
ENVER GÖKÇE ŞİİRLERİ/ ÖZEL BÖLÜM
Arif Damar'la 80 yaşı ve şiiri/ Cenk GÜNDOĞDU
"FATİH AKIN" İLE "SİBEL KEKİLLİ"/ "DUVARA KARŞI"
USTALARDAN ÖYKÜ:
Hançer/ Yaşar Kemal
Turnalar/ Yaşar Kemal
60. YIL YUNUS NADİ ÖDÜLLERİ 2006
YENİDENDERGİ ARALIK '05/ YIL:1 SAYI:2
İÇİNDEKİLER
________________________________________________
1. ÖLÜMYILDÖNÜMÜNDE ŞÜKRAN KURDAKUL'U ANIYORUZ/ ÖZEL BÖLÜM
FERİDUN ANDAÇ/ ÖZEL BÖLÜM- İNCELEMELERİ...
TÜRK ROMANINDA KORKU VE GERİLİM/ ÖZEL BÖLÜM
YENİDENDERGİ KASIM '05/ YIL:1 SAYI:1
İÇİNDEKİLER
________________________________________________
M. SADIK ASLANKARA/ BİR YAZAR OLARAK ATATÜRK (İNCELEME)
AN GELDİ... VE... ATTİLA İLHAN...
HALİM YAĞCIOĞLU/ ATATÜRKTEN SON MEKTUP (ŞİİR)
Oyhan Hasan BILDIRKİ/ "YILDIZLAR YİNE GÖKYÜZÜNDE KALACAK"(ŞİİR)- "TUZAK" (ÖYKÜ)
AYHAN ALTAY /"YAŞAMÖYKÜSÜ"/ "KAVGA " (ŞİİR)
BEKİR KOÇAK/ SENİ AĞLAMAK
(ŞİİR)/ KISA YAŞAMÖYKÜSÜ VE KAYNAKÇA
MURATHAN MUNGAN'DAN GÜZEL BIR YAZI
Önce evlendigimizde hayatin daha iyi olacagina inandiririz
kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocugumuz dogduktan hatta ardindan bir tane
daha olduktan sonra hayatin daha iyi olacagina inandiririz
kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadiklari için
kizar, onlar büyüyünce daha mutlu olacagimiza inaniriz. Bundan
sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla ugrasmamiz gerektigi
için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarimiz bu
dönemden çikinca daha mutlu olacagimizi, yeni bir araba
alinca, güzel bir tatile çikinca, emekli olunca, yasantimizin
dört dörtlük olacagini söyleriz.
Gerçek ise su andan daha iyi bir zaman olmadigidir. Eger simdi
degil ise ne zaman?....
Hayatiniz her zaman mücadelelerle dolu olacaktir. En iyisi bunu
kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdigim sözlerden biri Alfred D. Souza'ya aittir. Der ki; "Uzun
zamandan beridir hayatin -gerçek hayatin- baslamak üzere oldugu
izlenimine kapilmistim. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir
engel, öncelikle erisilmesi gereken bir sey, bitmemis bir is,
hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
baslayacakti. Sonunda anladim ki bu engeller benim hayatimdi." Bu
görüs açisi, mutluluga giden bir yol olmadigini gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip oldugunuz her anin kiymetini bilin
ve mutlulugu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle
paylastiginiz için, ona daha fazla deger verin. Unutmayin,
zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse; Okulu bitirene kadar, 100
milyar kazanana kadar, Çocuklariniz olana kadar, Çocuklariniz
evden ayrilana kadar, Ise baslayana kadar, Evlenene kadar, Cuma
gecesine kadar, Pazar sabahina kadar, Yeni bir araba, ya da ev alana
kadar, Borçlari ödeyene kadar, Ilkbahara kadar, Yaza kadar,
Sonbahara kadar, Kisa kadar, Maas gününe kadar, Sarkiniz
söylenene kadar, Emekli olana kadar, Ölene kadar.....
MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUGUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI
BIR ZAMAN OLDUGUNA KARAR VERMEK ICIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN.
MUTLULUK BIR VARIS DEGIL, BIR YOLCULUKTUR.
"PEK ÇOKLARI MUTLULUGU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.
OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayin "YARIN KIMSEYE VAAD EDILMEMISTIR
MURATHAN MUNGAN
(1955)
DİYALEKTİK MUTSUZLUKLAR
bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi
terkedilmek korkusu
susarsın bir silahsızlanma akşamı
susardın dudaklarında ıslıklar kanar
öpülmez dudakların ıslık yarası
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü
kolları bağlı hüznün olsun dört yanım
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
sonra derler haklıdır sevdası
geç olur ki artık onarmaz rakılar
geç olur bir yaraya rakının dağılması
sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerimi)
barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm
nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında
o eski şark yelini
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır
dokunsam eşkiya uykusuzluğu çetin silahlar gibi.
YAZ BİTTİ
yazın bittiği her yerde söylenir
söylenmeyen şeyler kalır geriye
ve sonra hiçbir şey olmamış gibi
ağır, usul bir hazırlık başlar
uykuya benzer yeni bir mevsime
orda burda, ev içlerinde, kır kahvelerinde, deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz
ıskaladığımız şeyleri
yatıştırıcı rüzgârlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adını verir
"seni iyi gördüm", diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki
köşe başları, akşamüstleri, kokular
tozar gider zamanın boşluğunda
karışır anların kuytu belleğine
belki sonraları bir gün
hatırlanır aynı kederle
yazın bittiği her yerde söylenir
söyleyenler inanır bir şeylerin sahiden bittiğine
yaz biter
eskir geceler, serin, hüzünlü
yeni mevsime hazırlık: ömrün teyel yerleri
bir yanı telaş, bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri
çıkarır sizi dalgın derinliğinizden
yaşadığınızı duyarsınız teninizde
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları
ahşap pancurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride
yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiçbir şey hiçbir şey
hiçbir şey
yalnızca üşüyorum şimdi
AURA
bir sis bırakır ardında bazı kadınlar
ömre dağılan bir sis
tozlu bir ışık demetinin içinde
gümüş çakımlar gibi hatırlanan
hem cam hem çelik hem tül
çekim alanlarının fiziğini
gizemli şiirler, büyülü dumanlarla
değiştiren
beyaz rujlu aura
aldanmalar diri tuttu bizi
gerdanlarımızda inci avcıları geceler boyu sürek
pus bir iklim olarak ele geçirdi benliğimizi
ölümsüz olduk ilk hasardan sonra
beyaz ruj, mendillerde verem aynalarda elveda...
isli çay içen, akşamüzeri
yağmur ormanları sözünü güzel bulan, bir anı
kendine yabancı duygularla oynamayı seven, bir tutum
sis, toz, ışık, gümüş olarak duruyordu
diğer somut varlıklar arasında
kendi aurasıyla
işte bu da onlardan biri, dedim, daha önce bir şiirimde sözünü
ettiğim,
benim de başka şiirlerden tanıdığım o kadınlardan,
odaları başka hayatlara başka kapılarla kapanan
yünse, karanlığın yünü
yağmursa, dağılmış prizma
aşksa, herkeste bekleyen soru
ve yazılmamış mektupların kumları içinde
uzak dokunuşlar...
küçük bir taşın yıllara dağılan
sudaki halkalarıyla
gelir sizi bulurlar
çekildiğiniz güneşi azalmış avlularda
yüzünüzde yarım bir ışık
yıllar sonra kalakalırsınız
çünkü yıllar bu kadınlardan hiçbir şey alamaz artık
bir sis gibi yaşarlar
başkalarının hayatları içinde
onlarla çınlar cam, tüller erir metalsi bir sessizlikte
şiddet değil süreklilik olarak
yıllar sonra sorulmuş bir soruya
erken verilmiş bir karşılık olarak
büyüyen bir ağaçta yer değiştiren bıçak izi gibi
yok olmaz acı yalnızca yer değiştirir zamanla
kaplanmış boşluk, bilenmiş dönemeç
seyrek karşılaşmalarda yitirilmiş
ruhun bütün imkânları adına
ilk hasarda ödenmiş bedel
puslu aynalarda
ruj
bembeyaz bir elveda...
hayat dalgınlaştıkça
an derinleşir maziye
ölümsüzlük tozanlarıyla...
geriye sayım başlar
aşk ışınlanmaktır artık
yitirilmiş somutluklara
avludaki güneş, camdaki gölge
aşk ya da aura
GÖÇEBE
Birbirinde arınan iki nehir gibi
Birbirimizden geçerek
Çıktığımız açıklık
Ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize
Uçurum içini çekiyordu
Orman fısıldıyordu
Kumlarını silkeleyen göçebe bedenin
Yeniden düşüyordu yola
Görünmezin atlarıyla uzaklaşıyordun
Erkekliğin sütunu bıraktığın
Tuzlu dudaklarım
Ardından bi şiiri mırıldanıyordu sana
Uçurum, orman, ay ve bedenindeki birkaç işaretle
Zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece
Ardından mırıldandığım şiir
Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe
« Önceki :: Sonraki »